Duyurular : Türk Demokrasi Vakfı Web Sitesine Hoş Geldiniz! ... Web Sitemiz Test Yayınındadır. ... Lütfen Canlı Yayın Planformu Uygulamamızı İnceleyiniz. ...


Bu proje, yüz yüze eğitim ile gençlerin ve ebeveynlerinin ergenlik dönemi değişiklikleri, cinsel sağlık, üreme sağlığı ve HIV / AIDS / Cinsel yolla bulaşan hastalıklar konularında 9 ay süreyle bilgilendirilmeleri amaçlarını içermektedir. Proje ile gencin ve ebeveynlerinin ergenlik dönemi değişiklikleri, özellikleri, cinsel sağlık ve üreme sağlığı bilgilerini bilerek yaşamaları, gençler ve ebeveynleri arasında iletişimin güçlendirilmesi ve gelecekte daha sağlıklı bir toplum oluşturma hedefine biraz daha yaklaşmaları amaçlanmıştır.

Projenin özel hedefleri:
Elli ilde üniversiteye hazırlık dershanelerinde görevli 50 Rehber Öğretmeni HIV/ AIDS/Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar/Ergenlik Dönemi Değişiklikleri konularında yetiştirmek,
Elli ilde dershanelere giden öğrencilerden her dershaneden 100 öğrenci olmak koşulu ile toplam 5000 öğrenciye Cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda eğitim vermek,
Beş bin dershane öğrencisinin anne, babalarına (yaklaşık 10000 kişi) ulaşmak, gençlerle olan diyaloglarının artmasına katkı vermek,
Eğitim Programından yararlanacak 5000 öğrencinin kardeşleri ve akranları (yaklaşık 5000 kişi) ile kuracakları sağlıklı iletişim ile daha fazla hedef kitleye ulaşılıp akran eğitimine katkı sağlamak,
Sürdürülebilir bir proje için gerekli alt yapı ile eğitim materyallerini hazırlamak,
Düşük maliyetlerle Proje’nin her yıl başta ÖZDEBİR’e bağlı dershaneler olmak üzere pek çok eğitim kurumunda tekrardan uygulanabilirliğini sağlamaktır.
Adolesans yani ergenlik, Latince büyümek, olgunlaşmak anlamına gelir. Geniş açılımı ve anlamıyla ergenlik, biyolojik, fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan bir gelişme ve olgunlaşmanın meydana geldiği, çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemi olarak kabul edilir.
Nüfusumuzun yaklaşık 1/3’ü 15 yaşın altındadır. Bu da ergenlik döneminde ülkemizde eğitim verilebilecek ne kadar büyük bir topluluk olduğunu göstermektedir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre ergenlik döneminin 10-19 yaşlarını, gençlik döneminin ise genellikle 15-25 yaşlarını kapsadığı kabul edilmektedir. Gençlik dönemi sırasıyla “Nasıl görünüyorum”, “Ben kimim?”, “Ne olacağım?” sorularına yanıtların arandığı bir evre olarak tanımlanmaktadır.
Gençlik, hızlı büyüme ve gelişme ile belirginleşen çok önemli bir gelişim dönemidir. Bu dönemin başlangıç ve bitiş zamanları kesin sınırlarla ayrılmamıştır. Gençlik dönemi; ergenlik dönemi ile başlayan ve gençlik döneminde de devam eden ve bireylerin bedenlerinde olan değişimlerinin neler olduğunu merak ettikleri, cinsellik konusu ile ilgi içinde oldukları bir dönemdir. Bu dönemde elde edilecek bilgilerin sağlıklı ve doğru olması, gelecekte cinsel sağlık ve üreme sağlığı, HIV/AIDS ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda doğru bilgilenmiş ve bu konularda kendi kendine yetebilen özgüven sahibi bir genç toplum oluşmasını sağlayacaktır.
Bu eğitim projesi ile sağlığına önem veren ve sağlıklı ergenlik ve gençlik dönemi geçirmesi planlanan bireylerin eğitimi amaçlanmıştır. Bu proje benzeri bir eğitim çalışması, ABD’de John Hopkins Tıp Fakültesi’nde yapılmış ve sağlık sorunlarında % 73 azalma, % 91 bilinçlenme, okul devamında % 30 artma saptanmıştır.
Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı koordinatörlüğünde yürütülmekte olan “Ergenliğe Girerken Değişim Projesi” anket sonuçlarına göre, ergenlik ve değişimler konusunda, öğrencilerin % 55’i bu bilgileri annesinden, % 32’sinin arkadaşından, % 20’sinin kardeşinden aldığını ortaya koymuştur.
Aynı çalışmada “Ergenlik konusunda kimden bilgi almak isterdiniz?” sorusuna ise, % 69 öğrenci annesinden, % 34’ü öğretmenden, % 32’si kitaptan, % 14’ü kitle iletişim aracından şeklinde cevap vermiştir. Bu eğitim etkinliğine katılanların % 97’si eğitimden memnun olduğunu, % 87’si ise eğitimin tekrarını istediğini belirtmişlerdir. Yine aynı proje sonuçlarına göre; kızlarda eğitim öncesi cinsel sağlık ve üreme sağlığı sorunlarında doktora başvuracakların oranı % 38 iken, eğitim sonrası bu oran % 65’e çıkmıştır.
Aynı oran erkelerde % 37’den % 48’e yükselmiştir. Proje öncesi yapılan ankette, öğrencilerin % 29’unun üreme organlarıyla ilgili bilgiye sahip olmadıkları ortaya çıkmıştır. Bu oran eğitim sonrası % 7’ye düşmüştür. Bir başka önemli nokta ise, erkek öğrencilerin % 70’inin eğitim öncesinde bebeğin, anne karnındaki gelişiminin nerede olduğunu bilmedikleridir. Bu oran eğitim sonrası %16’ya düşmüştür. Kızlarda aynı oran % 77’den % 32’ye inmiştir.
16 -19 yaş aralığında bulunan gençler ile ebeveynlerinin uygun ve doğru bilgiye ulaşmalarını sağlayıp, cinsel sağlık ile üreme sağlığı ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar, HIV/AIDS’in önlenmesine ilişkin konularında kendilerine yeten, sorunlarıyla başa çıkabilen, yanlışlarından arınmış, özgüvenlerini kazanmış bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamak programın öncelikleri arasında yer almıştır. Gençlerin cinsellik konusunda ilgi içinde oldukları bu dönemde; önemli olan; cinsel sağlık ve üreme sağlığı, HIV / AIDS ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda bilgiye doğru ve kolay ulaşabilmek, toplum ve aile içinde de bu konularda iletişimin sağlanması program öncelikleri ile bire bir örtüşmektedir.
Dünyada her yıl yaklaşık 333 milyon yeni CYBI vakasının meydana gelmekte olduğu ve bunun da büyük kısmının gelişmekte olan ülkelerde olduğu belirlenmiştir. Bu hastalıklar insanların genç ve cinsel yönden aktif oldukları dönemde görülmektedir. Olguların üçte birini yaşı 25’in altında olan gençler oluşturmaktadır.
CYBI tüm dünyada bir halk sağlığı sorunu olmakla birlikte görülme sıklıkları gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere göre daha yüksektir. Epidemiyolojik özellikleri toplumdan topluma hatta aynı toplumda gruplar arasında farklılıklar gösterebilmektedir. Ancak olguların belirlenmesi ve tedavilerinde benzer sorunlar yaşanmaktadır. Hastalıkların çoğu belirti ve bulgu vermeksizin seyrettiği için kişilerin belirlenmesi ve hastalık sıklığının saptanması zordur. Yakınması olan kişilerin çoğu sağlık kurumlarına başvurmamaktadır.
CYBI dünyada birçok ülkede bildirimi zorunlu hastalıklar arasında yer almaktadır. Ülkemizde ise kayıt ve bildirim sisteminin yetersiz çalışıyor olması ülke verilerimizin ve sürveyansın yetersiz olmasına sebep olmaktadır. Oysa hastalıklar hakkında güvenilir verilerin elde edilmesi uzun vadede hastalıklardan korunma ve kontrol amaçlı ulusal sağlık politikalarının oluşturulmasına ışık tutacağı için önemlidir. Bu hastalıkların tüm dünyada görülme sıklığının artış nedenleri; özellikle gelişmekte olan ülkelerde cinsel eğitim programlarının yetersizliği, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde cinsel ilişki yaşının küçülmesi, evlilik öncesi cinsel ilişki ve dolayısıyla cinsel eş sayısındaki artış, seyahat imkanlarının yaygınlaşması, kondom dışı doğum kontrol yöntemlerinin kullanımında artış, tanı ve tedavi imkanlarının gelişmesi ile hastalıkların daha doğru ve sık olarak tespit ediliyor olması, antibiyotiklere direnç nedeniyle tedavide rastlanan zorluklar olarak tespit edilmiştir.
Türk toplumunda bugün dahi cinsel sağlık ve üreme sağlığı, HIV / AIDS ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar konularında, bu bilgilerin gençlere sağlıklı aktarımında sorunlar yaşanmakta ve bu sorunlar nedeniyle de yanlış bilgilendirme söz konusu olmaktadır. Yanlış bilgilenmeye yol açan en önemli etkenler; aile ve arkadaşlardan öğrenilen doğruluğu kuşkulu bilgilerdir.
Günümüzdeki teknolojik olanakların yerinde kullanımı ile doğru ve etkin bilgilendirme çalışmaları yapılması gerekmektedir. Toplumumuzda çocuk ve ebeveyn ilişkilerinde iletişim güçlüğü hala yaşanmaktadır. Bu sorun, büyük şehirlerden kırsal alana gittikçe artmaktadır. Aile içi iletişimsizlik nedeniyle gençler özellikle cinsel sağlık ve üreme sağlığına yönelik sorunlarını ve bilgi eksikliklerini ev dışında aramaya başlamakta; bu dönemde de en etkin çözüm arkadaşları olmaktadır. Ancak arkadaşlarının da büyük olasılıkla bu konularda bilgi eksiklikleri bulunmakta ve böylece yanlış bilgilerin gündemde olduğu bir kısır döngü süreci oluşmaktadır.
Bu proje ile Elli (50) il / Dershaneden 50 Rehberlik ve Araştırma Uzmanı, 50 Dershane x 100 Öğrenci = 5 000 Öğrenci, 5 000 Öğrencinin anne-babaları, kardeşleri ve akranları ile Dolaylı Faydalanan Kitle Yaklaşık = 15 000 Kişi’dir.
Ergenlik dönemi normal koşullarda 12-20 yaşlarını kapsayan, ancak bazen, 23-24 yaşlarına kadar uzayabilen bir dönemdir. Bu dönemde bedensel, cinsel, duygusal ve toplumsal ve düşünsel gelişmeler görülür. Ergenlik yıllarında, hemen her yönde hızlı bir büyüme ve gelişme görülür. Birincil cinsiyet özellikleri ile ikincil cinsiyet özellikleri gelişir. Bedensel ve cinsel gelişmelere bağlı olarak genç, kendinde oluşan değişikliklere, kendi cinsinden arkadaşlarına ve karşı cinse uyum sağlama dönemine girer.
Bu dönem toplumsal anlamda ergenin dışa açılma dönemidir. Arkadaşlar ve arkadaş grupları önemli olmaya başlar, kız ve erkek ilişkileri değişik boyutlar kazanır. Aynı zamanda genç bu süreç içinde duygu ve düşünceleri, tutum ve davranışları, geleceğe dönük beklentileri ile kendine özgü bir dünya kurmaya çalışır ve bunun savaşımını verir. Kendi bağımsızlığını kazanmak için de, çoğu zaman anne ve babasıyla ve yetişkinlerle çatışmaya girer. Sonuç olarak ergenlik dönemi bedensel, cinsel, duygusal, toplumsal ve düşünsel değişme ve gelişmelerin en hızlı ve köklü olduğu dönemdir.
Bu nedenle de, ergenlik yılları sorunlu olmaya uygun bir dönemdir. Bu dönemin sorunlu veya sorunsuz, daha açık bir söylemle üstesinden gelinebilecek türde sorunlu olmasının büyük ölçüde anne-babanın tutum ve davranışlarına, ergenlerle sağlıklı bir iletişim kurup kurmamalarına bağlı olduğu söylenebilir.
Gencin kendisiyle birlikte anne ve babası da ergenlik döneminin gelişim özelliklerini bilirlerse, genç ile ebeveynleri arası iletişimin kurulması daha sağlıklı ve kolay olur, bu dönem daha az sorunlu ve kolay atlatılabilir. Anne ve babalar ergenlik döneminin özelliklerini an azından ana hatlarıyla bilmezlerse, baskıcı bir tutum izleme olasılıkları artar, gençlerle yeterli bir iletişim kurulamaz ve bu dönem sorunlu hale gelir. Böyle bir ortamda gençler, büyük olasılıkla sorunlarıyla baş edemezler ve çeşitli uyum sorunlarıyla karşılaşırlar.
Bu proje ile amaçlanan; gencin ve ebeveynlerinin ergenlik dönemi değişiklikleri özellikleri, cinsel sağlık ve üreme sağlığı bilgilerini bilerek, gençler ve ebeveynleri arası iletişimin güçlendirilmesi ve gelecekte daha sağlıklı bir toplum oluşturma hedefine biraz daha yaklaşmaktır.
Biyolojik, psikolojik ve sosyal anlamda önemli değişikliklerin yaşandığı gençlik dönemi süreci, aynı zamanda eğitim sürecinin de hızla devam ettiği ve çeşitli sınavlar nedeniyle stresin de yoğun yaşandığı bir dönemi kapsamaktadır. Bu dönemde stresin en yoğun olduğu dönem de üniversite sınavlarına hazırlık dönemidir. Gençler okulda gördükleri eğitim yanında, dershanelerde geçmiş yıllardaki bilgilerin de sıkça işlendiği içeriği son derece yoğun bir eğitime katılmaktadırlar.
Bu dönemde gençler üzerlerinde varolan stres yanında cinsellik konusunda da bir çok sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Ergenlik ile başlayan ve gençlik, erişkinlik dönemi ile devam eden süreçte artık cinselliğin işlevsel yeteneği ortaya çıkar ve cinsel duyarlılık yaşamda yerini alır. Böylelikle fizyolojik ve dürtüsel cinsellik, cinse özgü rolden gelişme dönemlerinde çevrenin etkisiyle insanın doğadaki diğer canlılarda ayrıcalığı olan psikososyal cinsel kimliğe dönüşür. Bu psikososyal cinsel kimliğin oluşmaya başladığı ergenlik ve gençlik döneminde sağlıklı cinsel sağlık bilgilerine ulaşmanın sağlanması da çok önem kazanmaktadır.
Nüfus kompozisyonu yönünden; genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %20.5 tir. Bu nüfusun sosyalleşmesi ve bilgi çağında her türlü bilgiye kolay ulaşmasının sağlanması gereklidir. Gençliğin sosyalleşmesi, toplumunu ve kültürünü öğrenmesidir. Gençler öğrenerek yetişir ve sosyal bir kimlik kazanırlar. Öğrenme süreci; gencin kendisini, ailesini, toplumunu ve tüm dünyayı kavramasını içerir. Sosyalleşme süreci, gencin doğuşundan başlayarak hayatı boyunca sürer.
Bu süre içinde gencin her yetişme aşamasında toplumla ilişkileri çok yönlü bir karakter kazanır. Toplumun yapısı ve gelişme seviyesi de gençlerin yetişme süreçlerini belirler.
Gençlerin sosyalleşmesi, çeşitli sosyalleşme faktörleriyle gerçekleşir. Temel sosyalleşme faktörleri toplum ve kültürdür. Aile, okul,arkadaş grupları, akrabalık ve komşuluk ilişkileri gencin yüz yüze ilişki içinde olduğu, yetişme ve sosyalleşme ortamını bulduğu faktörlerdir.
Kitle iletişim araçları (radyo, televizyon, gazete, dergi, ilan panoları, vb) ve bilgisayar ve uzaktan eğitim teknolojileri (internet) gençlerin yetişmesinde etkili olan sosyalleşme araçlarındandır.
Gençler toplumda bu olanaklardan yararlandıkları ölçüde bireysel ve toplumsal varlıklarını geliştirme imkanı bulurlar. Gençlik döneminde yapılan danışmanlık, rehberlik ve yardım çabaları; bu dönemdeki gelişmeleri olumlu etkiler. Her kesimdeki gençlerin içinde bulundukları sorunların bilinmesi, öncelikli sorunların saptanması, sorunları çözümleyecek yaklaşımların, program ve projelerin geliştirilmesi gençlerin gelişmesine hizmet eder.
Toplumun geleceği olan gençlerin beklentilerine yanıt vermek, onlara gelişme ve yetişmeleri için çok yönlü sorumluluk çerçevesinde olanak sağlamak en önemli adımlardan biridir. Profesyonel ve nitelikli elemanlarca, bu konuda yapılan planlı çalışmalar; toplum adına, bilimsel yollarla gençleri eğitilip, doğru bilgiye ulaşmalarını sağlamıştır.İlk eğitim toplantısı Ankara’da 3-7 Kasım 2006, ikinci eğitim toplantısı ise 1-4 Aralık 2006 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Türkiye genelinde 50 ilden gelen dershanelerden görev yapan rehber öğretmenlerin eğitimi ile başlanmış, öğretmenlere illerinde dağıtılmak üzere bir anket çalışması yaptırılmıştır. Projenin ikinci aşaması olarak Türkiye genelindeki 2007 yılında 50 ilde, Özde-Bir’e üye olan dershanelerde 16-19 yaş aralığındaki gençlerimize “Üreme Sağlığı” konusunda eğitim verilecektir.

Web Tasarım Ankara, Web Tasarımı Ankara
keçiören düğün salonu keçiören toplantı salonu keçiören düğün salonları ankara düğün salonu keçiören nikah salonu ray dolap ankara mutfak dolabı ankara banyo dolabı ankara vestiyer ankara duvar ünitesi ankara gardrop ankara tv ünitesi ankara vestiyer duvar ünitesi tv ünitesi gardrop mobilya mobilya ankara bamya çorbası etli ekmek mevlana pide bıçak arası konya tandır kuzu tandır fotokopi makinası fotokopi web tasarımı ankara tercüme büroları tercüme ankara tercüme simultane tercüme yapı denetim firması fotokopi makinası kiralama fotokopi makinası satışı fotokopi makinası tamiri maurers orjinal maurers meksika biber hapı biber hapı acı biber hapı